...:::(¯`·.DERNEKPAZARI.·´¯):::...


 
PortalliPortalli  AnasayfaAnasayfa  AramaArama  Kayıt OlKayıt Ol  Üye ListesiÜye Listesi  Giriş yapGiriş yap  SSSSSS  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  

Paylaş | 
 

 Özkahya,Kuddusi, Trabzon ve Şenol Güneş Üzerine

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
EspendaM
Emekleyen Üye
Emekleyen Üye


Kadın
Mesaj Sayısı : 32
Yaş : 30
Kayıt tarihi : 12/12/06

MesajKonu: Özkahya,Kuddusi, Trabzon ve Şenol Güneş Üzerine   13/12/2006, 12:55

Halis Özkahya portresi bize dün gece şunu göstermiştir;

Evet hakemlerimizin genç ve cesur olmaları güzel birşeydir, ama asgari bir süper lig tecrübesine sahip olmaları bundan çok daha güzel ve önemlidir.

Önemlidir zira; Alex'in düşürülmesi çok açık bir penaltıyken, en hafif tabiriyle, pozisyonu iyi süzememiş ve Alex'e Selçuk Yula ve Arif Erdem muamelesi çekerek bu oyuncuyu rencide etmiştir. Bilmeyenler için Arif ve Selçuk'un penaltı hırsızları olarak Türk futbol kamuoyunun genel kabulune mazhar olduklarını hatırlatalım. Özkahya bu hatalı kararıyla oynun kaderini etkilemiş ve bu hatasının altında ezilmiştir. Zira oyunun son bölümünde Can'ın rakibine yaptığı penaltılık hareketi ceza sahası dışına taşıyarak Alex hatasını bir başka hatayla geçiştirmiş ve duruş zafiyetini belgelemiştir. İşin tuhafı Özkahya ne İsa'ya ne Musa'ya ne Fenere ne de Ankaragücüne yaranamamıştır, yaranamaması da son derece doğaldır. Çünkü, adalet dağıtmakla yükümlü biriyseniz omurganız dik olmak zorunda.

Mateja Kezman konusunda ilk günkü fikrim neyse bugün de o. Ben Kezman'ın Fenerbahçe ve Türk futboluna bir katkı yapacağına hiç inanmadım. Rakiplerini ve hakemleri sürekli "hor" gören portresiyle zaten az olan sempatisini süratle dibe çeken Kezman'a, giydiği formanın bu kadar ucuz olmadığı hatırlatılmalı. Siz, halen ülkemizdeki en yararlı yabancı futbolcu olan Appiah'ın böylesi ucuzluklara saptığını hiç gördünüz mü?

Kezman, hiç bir şey yapamıyorsa Appiah'ı örnek almalı ve Türk futbolseverleri enayi yerine koymaktan vazgeçmelidir.

Hikmet Karaman'la şaşırtan bir çıkış yakalayan Ankaragücü, oyunun hiç bir bölümünde rakibine üstünlük kuramadı. Ceyhun'un durgunluğu anlaşılan tüm takımı bozuyor. İlginç olan Fenerbahçe'nin 10 kişi kaldıktan sonra çok daha rahat ve fazla sayıda gol pozisyonu üretmesiydi. Bu şunu gösteriri aslında; Fenerbahçe bir "takım" olma anlamında, rakibinin çok önündeydi ve 1 kişi eksik kalmak bir "takım"ı o kadar da kötü etkilemez, hatta ters motivasyon ve sayısız gol pozisyonu yaratır. Öyle de oldu.
Neymiş;



Genç olmakla iyi hakem olunmaz; geçmişte "iyi" golcü olmakla da taraftar uzun süre uyutul-a-maz.



RİCARDİNHO VE BJK

Gönül bağıyla köleleştiğimiz Trabzosnpor için adı geçtiğinde, "beceremezler, alamazlar" diye düşünmüş ama umudumu da içimde yeşertmeyi bırakmamıştım. Trabzon yönetiminin evelemeleri gevelemeleri arasında Ricardinho'nun BJK'ya imza attığını öğrendik, tıpkı Delgado gibi. Rico Trabzonsporumuza gel-e-memiş ama yine de bir Türk takımına transfer olmuştu ve teselli hanemize bu cümleyi düşmüştük.



Sonrasında Rico'nun BJK'da pek de istenileni veremediği söylenmeye başladı, ilk 11 de yer bulamaz oldu. Ne zamanki Delgado sakatlandı ve Tigana Rico'yu ilk 11 de sahaya sürmeye zorunlu oldu, futbolseverler de zeka ve estetik dolu pasların tadını çıkarmaya başladı. Sanılmasın ki, bu övgü Kayseri maçındaki nefis üçlemesi içindir(Kontrol, sola çekiş ve gol pası). Ricardinho Trabzonsporlu İbrahima Yattara ile birlikte bu ligin en izlenesi adamıdır. Futbol sadece işçi arıları değil, kraliçe arılar da barındırdıkça güzelleşir.


BJK maçı kazanmasına kazandı ama Kayserispor'un da oyunda bir puanı hakedecek bir performans sergilediğini ekleyelim. Faul kokan bir pozisyon sonrası gelen BJK golü bile pastırmacıları oyun disiplininden koparmadı ve son dakikaya kadar oyuna ortak olma kararlılığını sürdürdüler. Ertuğrul Sağlam her türlü övgüyü hak ediyor. Geçtiğimiz yılın gol kralı Gökhan Ünal da bu maçla uzun sakatlık dönemi sonrası yeniden sahalara döndü, ona da hoşgeldin diyelim.



TRABZON DA MAÇ KAZANIRMIŞ!

Taraftarlarına, hadi adını tam koyalım, sevdalılarına; 7 haftadır kabir azabı çektiren Trabzonspor, ligin en az ve zor yenilen takımı Ankaraspor'u 3-0 gibi bir farkla geçip 3 puanı bir arada gördü ve ilk yarıyı düşme hattının üstünde tamamalmayı başardı. katkıda bulunanlara teşekkür ederiz, az başarı değil.

Lafı hiç eveleyip gevelemeden rakibin hakkını teslim edelim. Jefferson bugün kaleci olduğunu hatırlamasa ve ankaraspor forvetleri biraz becerikli ve şanslı olsalar , 3 farkla galip gelen başkent ekibi olurdu. Ersen Martin'in presi sonrası gelen şans golüyle ilk yarıyı önde kapayan Trabzon belki de ilk kez "kaleci" faktörüyle 3 puan almanın keyfini yaşadı. Sağ bek ve sol bekine adam koymayı unutan Ziya Doğan bu futbolla nasıl galibiyet aldığını iyice düşünmeli ve şunu aklından hiç çıkarmamalı; 3-0 kazanılan bir maçta bile takımın tek bir "takım güzelliği" sunamıyorsa lütfen biraz da aynaya bakın! 7 haftada bir alınacak galkibiyetler sadece teselli olur! Önünüzde koca bir devre arası var, ya toparlanın ya da gereğini yapın.

Ankaraspor'u oynadığı pozitif futbol nedeniyle tebrik ederim. maç boyunca oyunun kontrolünü elinde tutan mavi beyazlılar, Trabzon oprta sahasının "inceci" ama şakülü kaymış adamları Hüseyin ve Ferhat'ın da katkılarıyla oyunu sürekli domine ettiler. Şanssızlıkları Jefferson'un gol yemeyeceği bir güne rastlamalarıydı



BURSA'YI KUDDUSİ Mİ YAKTI?

Ali Sami Yen'de Galatasaray karşısına çıkan Bursaspor oyuna hükmederek başladı. Her topa "basan" timsahlar golü bulup onlarcasını da kaçırdıktan sonra soyunma odasına pozisyon gereği bir farkla değil de, beceriksizler mangası farkıyla gittiler.



İkinci yarıyla birlikta ilk yarıdaki silik Galatasaray'ın yerine oyun üstünlüğünü kuran bir Galatasaray vardı sahada. Pres yiyen Bursa defansının ilk hatasını Ümit Karan affetmedi ve skor dengelendi. Beraberlik golünden birkaç dakika sonra günün flaş ismi Sinan Kaloğlu, Tolga Seyhan'ı etkisiz hale getirip gole giderken yediği tekmeyle yerde kaldı. Sağır sultandan, Nadide Sultan'a; Kör Emin'den Tatar Ramazan'a herkesin "penaltı" dediği bu pozisyon Kuddusi Müftüoğlu'na göre "nizamiydi" ve belli olmuştu ki konuk Bursa "yenecekti". Öyle de oldu. Bu arada maçın 80. dakikasına kadar oyunu Kuddusi ile birlikte idare eden Sabri çoktaaaan hakettiği sarı kartı görünce birden kendine geldi ve oyuna ağırlığını koydu. Sonrasını biliyorsunuz.



Denebilir ki; onca pozisyona giren Bursa bu golleri kaçırdıktan sonra hakem hatalarına sığınmasın. Kısmen katılırım, lakin "yenen" penaltının Galatasaray'ın olduğunu düşünelim; muhtemeldir ki Kuddusi'ye düdük astırırlardı. Kim takar Bursa'yı! Eh Bursa'yı içerde takmazsanız, dışarda da sizi takmazlar işte. Rahmetli Cem Karaca'nın süper starlarla ilgili bir tesbitiyle bitirelim: "Mega Star, Ultra star, Edirne'den öte kim star"


SAÇLARINA JÖLE SÜRMEYEN ADAM'IN "GİDİŞİ"

Kimileri için var oluş sebebi takımı yerlerde sürünürken, dünyanın öte ucuna gidişi garip karşılansa da, Şenol Güneş hem kendisi hem de şehri için en doğru seçimi yapmıştır. Federasyon ve Haluk Ulusoy'la olan sorunlarını bir türlü aşamayan ve bu anlamda hukuki haklılığına rağmen yalnız bırakılan Şenol Güneş Türk Futbolunun "değeri bilinmeyeni" olarak Kore'ye uçuyor.

"Saçlarına jöle sürmeyen adam", Türkiye'yi terketmeden önce Polat Otel'de bir basın toplantısıyla birçok konuda görüşlerini açıklayacak. Yarın (Salı) saat 12.00 deki toplantıdan spor kamuoyunu sarsacak cümlelerin çıkması olası.

Çok kırgın olduğunu biliyoruz Şenol Güneş'in. Abartılı alınganlık gösterdiği için, hep belden aşağıya vurmaya meyilli Türk medyasına malzemeler sunduğu da malum. Abartılı alınganlık sadece samimi yüreklerde filizlenir, hasbelkader köşelenmiş yakın geçmişin "seyahat masrafı faturası" nemacısı kalemşörlerin anlayabileceği bir insanlık hali değildir alınganlık.



Güle güle Şenol Güneş. Teknik adamlık yönün elbette tartışılabilir, tartışılmalı da. Ama; insanlığın ve yüreğin; pantalonunun paçası düzeyindeki zavallıların kalemlerine sığamayacak kadar güzeldi, biliyoruz. Güle güle..
Sedat Tunalı
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.dernekpazari.birligi.com
 
Özkahya,Kuddusi, Trabzon ve Şenol Güneş Üzerine
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» TEMEL AKVARYUM GÜVENLİĞİ

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
...:::(¯`·.DERNEKPAZARI.·´¯):::... :: Trabzon Bir Sevda İse Trabzonspor Bir Destandır... :: Trabzonspor Medya-
Buraya geçin: